Akademinin Esneyen Sınırları: Vatandaş Biliminin Meşruiyet Mücadelesi



Yazar/lar
Alpaslan Durmuş1 , Mehmet Hanefi Topal2 , Adem Başpınar3

1 Dr., Türk Kızılay, Kızılay Akademi, Ankara, Türkiye. E-posta: [email protected]

2 Prof. Dr., Kırklareli Universitesi, IIBF, Maliye Bölümü, Kırklareli, Türkiye. E-posta: [email protected]

3 Doç. Dr., Kırklareli Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Kırklareli, Türkiye. E-posta: [email protected]


Öz

Bu çalışma, vatandaş biliminin çağdaş araştırma yönetişiminde epistemik otoriteyi nasıl yeniden müzakereye açtığını açıklamak üzere bütünleşik bir kuramsal çerçeve sunmaktadır. Gieryn’in sınır çalışması, Merton’un kurumsal normlar kuramı, Foucault’nun iktidar-bilgi ilişkisi ve Latour’un aktör-ağ kuramından oluşan dört Bilim ve Teknoloji Çalışmaları perspektifini sentezleyerek vatandaş bilimini Avrupa Birliği Ufuk 2020 ve Sorumlu Araştırma ve İnovasyon çerçevesinde çelişkili kurumsal baskılar altında işleyen bir pratik olarak kavramsallaştırıyoruz. Çalışmanın temel kuramsal katkısı, Collins ve Evans’ın genişleme-meşruiyet takası, Jasanoff’un birlikte üretim çerçevesi ve Frickel ile Moore’un işlenmemiş bilim kavramından hareketle geliştirilen “meşruiyet ikilemi” kavramıdır. Bu analitik araç, şu temel soruya yanıt aramaktadır: Katılımcılık ve demokratikleşmeyi açıkça destekleyen politika yönelimlerine rağmen epistemik otorite neden sistematik biçimde yeniden dağıtılamamaktadır? Önerdiğimiz çerçeve, bu yapısal uyumsuzluğun üç temel mekanizma aracılığıyla tezahür ettiğini ileri sürmektedir: (i) Vatandaşların yalnızca veri kaynağı olarak konumlandırıldığı ve katkılarının ancak profesyonel doğrulamayla geçerlilik kazandığı nesneleştirme; (ii) araştırma gündemlerinin topluluk önceliklerinden akademik önceliklere sistematik kaymasını ifade eden epistemik sapma; (iii) uzmanlık iddialarının karar alma yetkisini merkezileştirmek için mobilize edildiği teknokratik yönetişim. Bu mekanizmalar, politika düzeyindeki meşruiyet talepleri (demokratikleşme, katılım, kapsayıcılık) ile akademik düzeydeki meşruiyet talepleri (sınır koruma, doğrulama denetimi, epistemik otorite) arasındaki yapısal gerilimin somut tezahürleridir. Analiz, söz konusu mekanizmaların hangi sınır koşulları altında şiddetlendiğini veya zayıfladığını da ortaya koymaktadır. Kısa vadeli fonlama döngüleri, dar değerlendirme kriterleri ve rekabetçi hibe ortamları bu mekanizmaları güçlendirirken; uzun vadeli topluluk ortaklıkları, çoğulcu doğrulama ölçütleri ve toplulukların kaynak kontrolü bunları zayıflatmaktadır. Bu çerçeve, katılımcı bilgi üretimine ilişkin mevcut STS kuramlarını neoliberal araştırma yönetişimi bağlamlarına genişleterek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanmaktayız.    Daha Fazla Bilgi