Triple Helix Modeli ve Bölgesel Kalkınma: Türkiye Deneyimi
Sayı / OnlineFirst
Sayı 1/2
Yıl / Cilt / Sayı
2025 / 1 / 2
DOI
https://doi.org/10.65552/krisis.2025.1.2.002
Anahtar Kelimeler
Triple Helix Modeli, yükseköğretim, bölgesel kalkınma, bilgi ekonomisi, girişimci üniversite
Yazar/lar
Fatih Karasaç1
1 Doç. Dr., Kırklareli Üniversitesi, İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi, Kırklareli, Türkiye. E-posta: [email protected]
Öz
Yirmi birinci yüzyılda küresel ekonomi, sanayi toplumundan bilgi ekonomisine geçişle önemli bir değişim geçirmiştir. Bu değişim, ekonomik büyüme ve bölgesel kalkınma teorilerinin yeniden değerlendirilmesini gerektirmiştir. Klasik iktisatta dışsal sayılan teknolojik ilerleme, zamanla büyüme modellerinin merkezinde içsel bir unsur haline gelmiştir. Bu yeni ortamda üniversiteler, sadece eğitim ve temel araştırma yapan kurumlar olmaktan çıkıp, bölgesel inovasyon sistemlerinin ana aktörleri, teknoloji transferinin merkezi ve yerel kalkınmanın önemli bir parçası haline gelmiştir. Triple Helix Modeli, üniversite, sermaye ve devlet arasındaki ilişkileri, kurumlar arası sınırların görece esnediği, rollerin zaman zaman örtüştüğü dinamik bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. Bu modelde devlet, sadece düzenleyici değil aynı zamanda yatırımcı ve risk üstlenen bir aktör; sanayi, sadece üretici değil bilgi ve AR-GE talep eden ve üreten bir taraf; üniversite ise yalnızca eğitim veren değil, aynı zamanda girişimci bir kurum hâline getirilmiştir. Bu çalışmada, söz konusu teorik dönüşüm; klasik kalkınma literatüründen başlayarak, modern büyüme ve inovasyon teorilerine uzanan bir çerçevede ele alınmakta ve bu kuramsal birikimin Türkiye’deki hukuki ve kurumsal yansımaları incelenmektedir. Teknoparklar, AR-GE merkezleri ve Teknoloji Transfer Ofisleri temelinde şekillenen inovasyon ekosistemi; akademik kapitalizm tartışmaları ve bölgesel eşitsizlikler bağlamında degerlendirilmekte, niceliksel büyümenin niteliksel kalkınmaya dönüşmesinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmaktadır.