Doğayı ve Toplumu Düşünmek: Doğa Bilimleri ile Sosyoloji Arasında Kavramsal Dolaşım ve Ontolojik Dönüşüm



OnlineFirst olarak 26 Eylül 2026 tarihinde yayımlandı

Sayı / OnlineFirst
OnlineFirst

DOI
https://doi.org/10.65552/krisis.2026.2.2.001

Anahtar Kelimeler
sosyal bilimler felsefesi, sosyolojik teori, doğa bilimleri, kavramsal dolaşım, karmaşıklık

Yazar/lar
Yasemin Demirel1

1 Dr., Bağımsız Araştırmacı


Öz

Sosyoloji, bağımsız bir bilim olarak ortaya çıkışından itibaren doğa bilimleriyle çok yönlü bir ilişki içinde gelişmiştir. Bu ilişki çoğunlukla pozitivizm, yöntem birliği ve doğa bilimlerinin sosyal bilimlere model olması üzerinden tartışılmıştır. Fizik, biyoloji, matematik ve sistem bilimlerinden sosyal bilimlere taşınan kavramlar metodolojik bir etki ve toplumsal gerçekliğin nasıl tasavvur edildiğine ilişkin daha derin bir epistemolojik ve ontolojik etkileşime işaret etmektedir. Bu çalışma, statik, dinamik, organizma, evrim, yapı, işlev, sistem, denge, ağ ve karmaşıklık gibi kavramların disiplinler arasındaki dolaşımını sosyoloji tarihi ve sosyal bilimler felsefesi bağlamında incelemektedir. Makalenin temel iddiası, söz konusu kavramların sosyolojiye doğrudan aktarılmadığını yeni araştırma nesnesinin özelliklerine göre yeniden bağlamlandırıldığı ve kavramsal kümeler hâlinde sosyolojik teorinin parçasına dönüştüğü yönündedir. Fizikten yasa, düzen ve hareket; biyolojiden organizma, farklılaşma ve işlev; matematik ve sistem bilimlerinden ise ilişki, geri besleme, ağ ve karmaşıklık etrafında gelişen kavramsal hatlar sosyolojinin mekanik ve tözsel toplum tasavvurundan daha ilişkisel, süreçsel ve dinamik gerçeklik anlayışlarına doğru genişlemesine katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte çalışma, kavramsal geçişkenliğin ontolojik indirgemeye dönüşmemesi gerektiğini ve sosyal gerçekliğin anlam, tarih ve refleksivite gibi özgül niteliklerinin korunmasının zorunlu olduğunu savunmaktadır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanmaktayız.    Daha Fazla Bilgi