Tümevarım Krizi Ekseninde Darwinci Evrim: Popper’ın Yanlışlanabilirlik İlkesi ve Bilimsellik Sorunu
Sayı / OnlineFirst
Sayı 2/1
Yıl / Cilt / Sayı
2026 / 2 / 1
Yazar/lar
Recep Erdem1
1 Bağımsız Araştırmacı, İstanbul, Türkiye. E-posta: [email protected]
Öz
Yirminci yüzyılın en etkili bilim filozoflarından Karl R. Popper, 1934 yılında yayınladığı Bilimsel Araştırmanın Mantığı adlı eserinde tümevarım mantığına dayalı egemen bilim anlayışını eleştirerek yanlışlanabilirlik ilkesini öne sürmüştür. Popper’a göre Hume’dan beri bilindiği üzere özel önermelerden genel önermelere götürecek hiçbir mantıksal yol yoktur; bu tümevarım krizi, modern bilimin yöntemsel temelini sarsmaktadır. Popper, söz konusu krize yanıt olarak tümdengelimsel yanlışlanabilirliği bilimselliğin ölçütü olarak belirlemiş ve bu ilkeyi 1960’lı yıllardan itibaren Darwinci evrim teorisiyle karşılaştırmıştır. Popper bir yandan kendi bilim anlayışıyla evrim teorisi arasında metodolojik ve epistemik açıdan iki analoji kurarken öte yandan aynı teoriyi metafiziksel bir araştırma programı olarak nitelendirmiştir. Söz konusu tartışmanın fizik ve biyolojiyi aşarak sosyal bilimlere de uzandığı ve Popper’ın sınır çizme probleminin sosyoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerin epistemolojik meşruiyeti açısından da benzer bir metodolojik krize işaret ettiği görülmektedir. Bu çalışma, söz konusu gerilimi tümevarım krizinin entelektüel zeminine oturtarak Popper’ın evrim teorisine ilişkin görüşlerinin hem iç tutarlılığını hem de bilimsellik sorununu incelemeyi amaçlamaktadır.